Ş.İ.K.E. Şaibe İle Kaçan Elitler / Halil ÖLMEZ (Haberevim)

Ş.İ.K.E. (Şaibe İle Kaçan Elitler)

Tüm dünyada büyük bir sektör haline gelen Futbol’un en büyük gelir kaynağı taraftarlardır.Taraftarlar statlarda maç izleyerek,kulübün lisanslı ürünlerini alarak,oluşturdukları potansiyelle gerek yayıncı kuruluşların ödedikleri paralarda gerekse sponsorların ilgisini çekmede önemli bir unsurdurlar.

Bütün dünyadada Futbol Fedarasyonları,Kulüpler,Yayıncı kuruluşlar ve Sponsorlar taraftarların ilgisini çekmek için çeşitli uygulamaları devreye sokmuşlardır ve bundada başarılı olanların sayısı oldukça fazladır.Ama bu durum ülkemizde tamamen tersi yöndedir. Bu kaçışın sebepleri nelerdir acaba?

Tüm Dünya ligleri baz alınarak yapılan taraftarların statlarda maç izlemelerinin analiz edildiği bir araştırmada Türkiye Süper Ligi 59.sıradadır.Bu çalışmada 1.sırada Alman Bundesliga 5,691,627 seyirci sayısı ve %93,6 doluluk oranı,2.sırada İngiltere Premier Ligi 4,459,830 seyirci sayısı ve %92,4 doluluk oranı,3.sırada Arjantin Apertura Ligi 4,111,250 seyirci sayısı ve %86,6 doluluk oranı,4.sırada İspanya La Liga 3,592,627 seyirci sayısı ve %73,9 doluluk oranıyla yer almaktadır.59.sıradaki Türkiye Süper Liginin 298,269 seyirci sayısı ve %10,4 doluluk oranı sanırım vehameti gözler önüne sermektedir. Yok bu yetmez diyorsanız önümüzde yer alan liglerden 3-4 örnek vereyim siz karar verin. Almanya 3.Ligi,İspanya 3.Ligi,İtalya ve Fransa 2.Ligleri,Macar Ligi,Avusturya Ligi hatta Sudi Arabistan ligi bile bizim ligimizden daha fazla bir seyirci sayısına sahiptir.

Ben bu vahim tablonun biraz daha kötüye gideceğini düşünüyorum.Eskiden 3-5 kişi bir araya gelince futbol sohbetleri yapılırdı bir şekilde.Ama son dönemlerde futbol yerine,Şike,Şaibe,Metris,Savcı,Avukat,Polis,Tape, futbol denince ilk akla gelen terimler haline gelmiş durumda ve insanlarda sadece bu kelimelerin yer aldığı bir gelişme olursa o zaman bahsediyorlar o kadar.Oda ortaya çıkan her haberde olduğu gibi oluşan ilgiden dolayı.Futbola olan ilgiden dolayı değil yani.Bunun yanına futbol kalitemizinde dibe vurduğu bir 11 haftayı eklersek sanırım seyirciye hak vermemek mümkün değil.

İlk 11 hafta itibariyle en fazla konuşulan şeyin hakem hataları olduğu,atılan gol sayısının neredeyse Barcelonanın tek başına attığı gole eşit olduğu bir lig ve toplam maçların pozisyonlarını toplasanız anca bir 90 dk çıkacağı bir lig.Vahameti şöylede açıklayabiliriz;annaannelerimiz bile aman oğlum ne izliyorsun bukadar entrikanın döndüğü maçları, izlemek istiyorsan Barcelona’nın maçını izle diyorsa varın gerisini siz düşünün.Barcelonayla neden kıyaslıyorsun diyebilirsiniz.Ama buda bir gerçek engelleyemezsiniz insanları.

Eskiden bu kadar fazla maç yayını yokken iyi kötü kıyaslaması yapamıyorduk.Şimdi her hafta neredeyse bir çok Avrupa Ligini izleme şansımız var ve insanlar da iyi ve kötüyü ayırt edebilecek kadar biliçli seviyedeler.Bir tarafta keyifle izlenen maçlar ve akıllıca oynanan oyun diğer tarafta heyacandan yoksun kalitenin olmadığı maçlar.Evde bile izlerken sıkıntıya girdiğiniz bir maçı stat ta izlemek ise tam bir çılgınlık.

Artık çoğu kişi Süper lig maçını izlemek yerine Avrupa Liglerinden bir maçı izleyip Süper lig maçını ekranın köşesinde yazan skordan takip ediyor.İnsanların hertürlü konforun olduğu sinama salonlarında bile filmden hoşlanmazsa yarıda bırakıp çıktığı bir ortamda yaşıyoruz.Bunun üzerine insanlara seyir keyfinin olmadığı,kimin hangi çeşit küfürü edeceğini kestiremediğiniz,kafanıza gelen cismin şişemi,çakmakmı olduğunu kestiremediğiniz,her an olay çıkmaya müsait bir ortamda neden futbol izlemiyorsun demek sanırım en abes soru olur.

Ortada acı bir gerçek vardır. Elit insanlar futboldan uzaklaşmaktadır.Buradaki amacım insanları elit olanlar elit olmayanlar diye diye ayırmak değil.Elit yani seçkin den kastım seçmesini bilen kişiler iyiyle kötüyü ayırt edebilenler kendisine daha iyisini layık gören insanlar manasındadır.Maç izleyenler ben bunları bilmiyormuyum diye yakınabilir.Tabiki onlarda bunları biliyorlar ama şu andaki takımlarına olan sevgileri şu anda bu seçimi yapsalar bile uygulamalarına elvermiyor.Ama onların dayanma noktasıda bir yere kadar.

Bu kötü tablo karşısında Federasyonumuz,takımlar ve yayıncı kuruluş ne yapıyor peki esas sorun burada.Maalesefki olaya geniş açıdan bakamıyorlar ve bu acı gerçeğin farkında değiller.Sanıyorlarki çevrelerindeki herkes futboldan bahsedince ilgi büyük.Tam körler sağırlar birbirini ağırlar durumu.

Halbuki pencereden dışarıya bakabilseler yada halkın nabzını tutmayı becerebilseler gerçeği görecekler ama.Onlar ne yapıyor;

TFF: aman şu takımımız zarar görmesin,

Kulüpler: biz sütten yeni çıktık,

Basın: Yazımla yayınlarımla takımımı incitmeyeyim,

Yayıncı kuruluş: Bu büyükler çok maç yaparsa ben kendimi kurtarırım peşinde.

Avrupadaki takımların seyirci sayısını arttırabilmek için ortaya koydukları gerek futbol performansı gerekse izledikleri sunum yöntemleriyle tamamen zıt yönde ilerleyen bir Tür futbolunun gittiği taraf hiç iç açıcı değildir.Gemi suyu almış durumdadır fakat geminin kaptanları ve daimi yolcuları yıllardır uyguladıkları yöntemlerle karaya tekrar çıkabileceklerini sanmaktadırlar.

Taraftarlar ise vehametin farkındadır ve çoğuda aman ne haliniz varsa görün diyerekten kendi başının çaresine bakmaya başlamıştır bile.

Kaçan bu taraftar eşittir gelir kaybı demektir.Bu tablo böyle devam ederse ne yayıncı kuruluşlar bundan sonra bukadar büyük paralar verir,ne sponsorlar tanıtım yapabilmek için futbolu seçer.Belkide en büyük zarar Türk futbolunun hiçte haketmediği bir noktaya demirlemesidir.

Taraftar ne yapacak diyemi düşünüyorsunuz? Hiç endişeniz olmasın onlar artık eskisi gibi değiller, kimisi Avrupadan bir takım tutuyor onunla futbol ilgisini devam ettiriyor,kimisi basketbol izliyor,kimisi tenis.Ama çoğunluğu Türkiye Süper ligini takip etmiyor. Bundan emin olabilirsiniz.

(Halil ÖLMEZ / Haberevim)

Kaynak: haberevim.com

You must be logged in to post a comment Login

Son Yorumlar